Sulh ve İbra Sözleşmesi Örneği

Sulh ve İbra Sözleşmesi PDF ve Resim olarak indirmek için

sulh ve ibra sözleşmesi örneği
sulh ve ibra sözleşmesi örneği 2

SULH VE İBRA SÖZLEŞMESİ NEDİR?

Sulh ve İbra sözleşmesi, iki veya daha fazla taraf arasında yaşanan anlaşmazlıkların çözümü amacıyla tarafların karşılıklı olarak anlaşarak imzaladıkları bir sözleşmedir. Bu sözleşme genellikle uyuşmazlık sonucunda bir sulh yoluyla anlaşma sağlanması ve tarafların birbirlerine karşı olan tüm iddia, talep ve haklarından vazgeçmeleri üzerine kurulur. Bu nedenle tarafların bu sözleşmeyi imzalamadan önce haklarını, risklerini ve sonuçlarını dikkatlice değerlendirmesi önemlidir. Çünkü bu sözleşmeyle taraflar, genellikle ileriye dönük herhangi bir iddia hakkını kaybedebilirler ve anlaşmazlık konusunda daha sonra hukuki bir yol izleme hakları kısıtlanabilir. Sulh ve ibra sözleşmesi imzalanmadan önce veya sözleşme hazırlanmadan önce mutlaka bir avukata danışılmasını tavsiye ediyoruz.

Davalı V….. Isı Sanayi Tic Ltd Şti. vekili, yazılı savunmada bulunmamış, yargılama aşamasındaki beyanlarında, 01.11.2004 tarihli “

“ibravesulhsözleşmesi”

” doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece; dosyaya ibraz edilen “

“Sulhveİbrasözleşmesi”

” başlıklı belgede, davacının, fazla çalışma ücretlerini, hafta tatili, genel tatil ücretlerini aldığını veişvereniibra ettiğini beyan ettiği ve bu ibranamedeki imzasını inkâr etmediği, ibranın hakkı ortadan kaldıran belge olduğu, gerekçesiyle, ibranameye değer verilerek davanın reddine karar verilmiştir.

Özel Dairece, yukarıda belirtilen nedenle bozulmuştur.

Yerel Mahkemece; önceki gerekçelerle ve ayrıca temyiz aşamasında ibraz edilen ve davacı tarafından imzalanmadığı açık olan ibranameve tesellüm belgesinin, davacıya imzalayıp imzalamadığının sorulmasının olmayan imzanın varlığının araştırılması anlamına geleceği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Mahkemenin direnmeye ilişkin kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacı tarafından temyiz aşamasında, “ibranameve tesellüm belgesi” başlıklı davacının imzasını taşımayan yeni bir belge ibraz edilmesi karşısında, bu yeni belgeye karşı davacıdan diyeceklerinin sorulmasına ve belgenin davacı tarafından imzalanıp imzalanmadığının araştırılmasına, dolayısıyla yargılama aşamasında ibraz edilen diğer “ibravesulhsözleşmesi” belgesi ile birlikte değerlendirmeye tabi tutulmasına gerek olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

Kural olarak, yargılama aşamasında dayanılıp sunulmayan deliller, temyiz veya karar düzeltme aşamasında sunulamazlar; sunulmuş olsalar bile, bu aşamalardaki incelemeler sırasında dikkate alınamazlar. Bu kuralın tek istisnası, dayanılıp sunulan delillin, o davaya konu borcu söndüren bir nitelik taşıması; örneğin, davaya konu borcun ödenmiş olduğunu gösteren makbuz, ibraname gibi bir belge olmasıdır.(Hukuk Genel Kurulu’nun 05.04.2000 gün ve 2000/11-745 E.-734 K., 28.05.2003 gün ve 2003/13-354 E.-368 K. sayılı Kararları).

İbrasözleşmesi, İş Kanunu ve Borçlar Kanununda düzenlenmediği halde özellikle iş hukuku uygulamasında önemli bir yere sahiptir. Gerek öğretide ve gerekse Yargıtay uygulamasında borcu sona erdiren hallerden birisi olarak kabul edilmektedir. İbra, alacak ve borcu doğrudan doğruya ve kesin olarak ortadan kaldırmaktadır. Tam ibrada borcun tamamı, kısmi ibrada ise borcun ibra edilen kısmı sona ermektedir. Bunun sonucu olarak da, borçlu borcundan kısmen ya da tamamen kurtulmaktadır.(Hukuk Genel Kurulunun 22.10.2008 gün ve 2008/9- 639 E.-653 K. sayılı Kararı)

Öte yandan, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 188. maddesinde, “

“Hâkimin re’sen nazarı dikkate alması kanunen iktiza eden hususlar”

” deyimi ile dava şartlarının kastedildiği ve bu nedenle dava şartlarının mahkemece kendiliğinden gözetileceği hususu öğretide de kabul edilmektedir. (Prof. Dr. Baki Kuru; Hukuk Muhakemeleri Usulü, 2001 Bası, Cilt 2, s.1343, Prof. Dr. Saim Üstündağ; Medeni Yargılama Hukuku Cilt 1-II-İst. 1997 s.28 ve 871). Bu noktada, dava hakkının bir anlamda dava şartı olduğu da dikkate alınmalıdır. Dava hakkının varlığı ya da yokluğunun incelenmesi, doğrudan hâkime verilmiş ödevlerden olması karşısında, Yüksek Özel Dairece, önceden ileri sürülmemiş olsa bile temyiz aşamasında dava şartının var olup olmadığını kendiliğinden gözetmesinde bir usuli engel bulunmamaktadır.

Davanın hukuksal niteliği ve somut olayın özelliği gereği davalı, temyiz aşamasında dava konusu borcu söndüren nitelikte bir belge vermişse, bu belge üzerinde gerekli inceleme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekir. Diğer bir anlatımla yargılama aşaması, borcu itfa eden belge değerlendirilmeye alınmalıdır. Gerçekten de, yargılamada davayı inkâr eden davalının savunması borcun bulunmadığı savunmasını da kapsar. O nedenle, davalının borcun ne sebeple bulunmadığını açıklama ve iddianın aksine, delillerini ikame etme hakkının ortadan kalktığından söz edilemez. Belirtilen nedenlerle, temyiz aşamasında sunulan ve borcu söndüren bir belgenin varlığı karşısında savunmanın genişletilmesi yasağından söz edilemeyeceğinin (HUMK. Md. 202) kabulü zorunludur.

Ne var ki, somut olayda; temyiz aşamasında, davacı tarafından ibraz edilen “ibranameve tesellüm belgesi”, davacının imzasını taşımadığından, borcu söndüren bir belge niteliğinde değildir. Diğer yandan anılan belge, davacının el yazısı ile yazılmış bir belge olmadığından, yazılı delil başlangıcı kabul etme imkânı da bulunmamaktadır.

O halde, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2009/9-586 E., 2010/31 K.)

Davacının iş akdini emeklilik için yaş dışında kalan 15 yıl sigortalılık ve 3600 gün prim ödeme koşullarını yerine getirerek feshettiği, taraflar arasında yapılan “Sulh ve İbra Sözleşmesi” ile davacının kıdem tazminatı alacağının miktarı belirlenerek taksitler halinde ödenmesine karar verildiği, davacının icra takibinin de sulh ve ibra sözleşmesine dayalı olarak yapıldığı ve sözleşme ile belirlenen ödenmeyen taksitlerin tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Takibe konu kıdem tazminatı alacağı taraflar arasında imzalanan sulh ve ibra sözleşmesi ile miktarı belirlenerek likit bir alacağa dönüşmüş olup davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi hatalı olup bozma sebebi ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır. (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2015/2956 E.,  2015/2629 K.)

SULH VE İBRA SÖZLEŞMESİ ÖRNEĞİ

A- TARAFLAR

1- Taraflardan biri ………………………………  adresinde mukim ……………………….. Ticaret Limited Şirketi (bundan sonra kısaca “………..” olarak anılacaktır) diğeri ……………………… adresinde mukim …………………’dır. (…….. ile ……… bundan sonra kısaca ayrı ayrı “Taraf” birlikte “Taraflar” olarak anılacaktır).

2- Taraflar bir araya gelerek, …………….’nın ………………………adresinde faaliyet gösteren iş merkezine ilişkin ……………..’dan satın aldığı bir adet giriş bankosunda çatlaklar olması (ayıp) sebebiyle oluşan uyuşmazlığın çözümü için aşağıdaki şartlarda anlaşmış bulunmaktadır.

B- TARAFLARIN HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ
1- …………….., ………….’dan ……/….. ayında yukarıda belirtilen adreste faaliyete geçen iş merkezi için; işverenin gönderdiği stüdyo ölçülerinin dijital ortama aktarılması, ………………………..ve ……….. listesindeki ürünlerin proje hizmetleriyle birlikte sözleşmenin ayrılmaz parçası olan ekte belirtilen mobilyaları satın aldığını, ……………..’ın da kabulünde olan bir adet ayıplı giriş bankosu haricinde proje hizmetinin eksiksiz alındığını ve diğer mobilya ürünlerinde açık veya gizli ayıp bulunmadığını gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt eder.

2- ………….., bir adet ayıplı olduğu belirtilen üründeki ayıbı kabul etmemekle birlikte koşulsuz müşteri memnuniyeti gereği bir adet giriş bankosunun yenisiyle bilabedel, nakliye masrafları ………….’a ait olmak üzere değiştirmeyi kabul ettiğini, bankoyu …………….’nın 1. maddede, belirtilen adresine ../../…. tarihinde teslim etmeyi kabul eder.

3- …………., ……….’nın kendisine teslim edeceği bir adet giriş bankosuna ilişkin hasar sorumluluğunun, bankonun rampada araca teslimi ile birlikte sona erdiğini, taşıma ve teslim esnasında meydana gelebilecek hasarlardan ………’nın sorumlu olmadığını, talep halinde taşıma sigortasına ilişkin masrafların kendisine ait olduğunu gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt eder.

4- …………….., işbu sözleşmenin ikinci ve üçüncü maddelerinde belirtilen şekilde giriş bankosunun kendisine teslim edilmesi halinde, başta ………..  ile aralarındaki proje hizmetleri, mobilya alım satımı, taraflar arasındaki ticari ilişki, işbu sözleşmenin imza tarihi ve öncesindeki ………… ile olan tüm ilişkilerinden dolayı ………’dan herhangi bir nam altında hiçbir hak ve alacağının kalmadığını, ………….’dan herhangi bir hak ya da alacak talep etmeyeceğini, icra takibi veya dava konusu yapmayacağını, bu konudaki haklarından kayıtsız ve şartsız geri dönülmeyecek şekilde feragat ettiğini, tüm yükümlülüklerinden dolayı kayıtsız ve şartsız ……………’ı gayrikabili rücu ve ibra ettiğini kabul, beyan ve taahhüt eder.

5- Taraflardan birinin, diğer taraf hakkında bu sözleşmenin ifası dolayısıyla sözleşme öncesinde ve sözleşmenin yürürlükte olduğu sürece öğrendiği her türlü ticari, mali ve benzeri bilgiler gizli bilgi sayılır. Taraflar, karşı taraf hakkında öğrendiği tüm bilgileri sır olarak kabul etmeyi ve bu bilgileri, yasal zorunluluklar hariç diğer tarafın izni olmadan, üçüncü kişilere ya da kuruluşlara vermemeyi, açıklamamayı, kamuya duyurmamayı, bu şekilde sonuçlanacak davranışlardan kaçınmayı ve kendisine verilen dokümanları başka kimseye vermemeyi, taahhüt ederler. Bu bilgilerin ifşa edilmesi halinde, diğer tarafın bilcümle maddi ve manevi tazminat hakları saklıdır. İşbu hüküm sözleşmenin hangi sebeple olursa olsun sona ermesinin ardından süresiz olarak geçerliliğini sürdürür.

6- ………….., ürünlerin teslimi ile birlikte ………….. ile olan ticari ilişkilerinin sona erdiğini, herhangi bir sebeple, ……………. veya ………… hakkında Instagram, Twitter, Facebook, Tiktok, Whatsapp vb. sosyal medya hesaplarında suç olmasa dahi herhangi bir olumsuz paylaşımda bulunmayacağını, aksi halde …………’a ………… Dolar/Euro/TL cezai şart ödemeyi taahhüt eder. Aksi halde …………..’ın veya …………… şikayet, talep ve dava hakları saklıdır.

7- Sözleşmede belirtilmeyen hususlarda Türkiye Cumhuriyeti’nin ilgili kanunları esas alınacaktır. İşbu anlaşmanın tarafları arasındaki anlaşmazlıkların çözümünde …………. Mahkemeleri ve ……… İcra Müdürlükleri yetkilidir.

8- On (10) maddeden ibaret işbu sözleşme; ekleri ile birlikte tarafların serbest, karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile iki nüsha olarak düzenlenmiş olup okunduktan sonra ………… ve ………. tarafından ../../…. tarihinde imzalanmıştır.

VARSA EKLER:

……….imza………………………….                                                                                                                                                 ……………………imza……………….


yazar:

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir