POLİÇEDE DEVİR/CİRO

POLİÇEDE DEVİR/CİRO

Poliçenin devredilmesine ilişkin hükümler bütün emre yazılı senetler için geçerlidir.

Emre yazılı poliçe –> Ciro + zilyetliğin devri

Nama yazılı poliçe –> Ciro + alacağın temliki

Poliçe kanunen emre yazılıdır ve ancak “olumsuz emre kaydı”/”rekta kaydı” ile nama yazılı hale getirilebilir.

Poliçenin devredilmesi

MADDE 681 (1) Her poliçe açıkça emre yazılı olmasa da ciro ve zilyetliğin geçirilmesi yoluyla devredilebilir.

(2) Düzenleyen, poliçeye “emre yazılı değildir” ibaresini veya aynı anlamı ifade eden bir kaydı koymuşsa, poliçe ancak alacağın temliki yoluyla devrolunabilir ve bu devir alacağın temlikinin hukuki sonuçlarını doğurur.

(3) Ciro, poliçeyi kabul etmiş olsun veya olmasın muhataba, düzenleyene veya poliçeyle borç altına girmiş olanlardan herhangi birine yapılabilir. Bu kimseler poliçeyi yeniden ciro edebilirler.

Ciro

Poliçeyi ciro edene ciranta denir. Poliçenin devredilebilmesinin şartlari;

1) Ciro edilmesi

2) Zilyetliğin devralana geçirilmesi

3) Tarafların anlaşmış olması

4) Geçirenin yetkili olması

Ciro ile poliçeden doğan haklar devredildiği için poliçeyi ciro ile devralan kişi poliçeden doğan hakları aslen değil devren iktisap eder.

Cironun şekli

Ciro yazılı bir beyandır, poliçenin üzerine yapılmalıdır. Ancak alonj adı verilen ve poliçenin arka yüzünün devamı olarak kabul edilen kağıt üzerine de yazılabilir.

*** Yargıtay mühür kullanılarak yapılan ciroyu kabul etmemektedir.

Ciro teamüle uygun olarak poliçenin arkasına yazılır. Poliçenin ön yüzüne atılan imza muhatabın kabul beyanı, avalistin imzası gibi bir çok anlama gelebilir. Ciro zincirinin düzgünlüğü oldukça önemlidir dolayısıyla  kaydın başka bir yoruma yol açmayacak şekilde açık olması gerekir .

Ciro belirli şartlarla yapılmışsa o şartlar yazılmamış sayılır ancak kısmi ciro batıldır. Çizilmiş ciro yazılmamış hükmündedir.

*** Yargıtay iki lehtarı bulunan bir senedin sadece bir lehtar tarafından ciro edilmesini kısmi ciro sayarak batıl kabul etmiştir.

Cironun türleri

Temlik cirosunda ciro edilen kişinin belirtilip belirtilmemesine göre iki çeşit ciro vardır; Tam ve beyaz ciro.

Tam ciroda ciro edilen kişinin adı soyadı yazılır, beyaz ciroda bu aranmaz. Ciro, konusu ve işlevi yönünden temlik, tahsil ve rehin cirosu olarak karşımıza çıkar. Kural olarak hiçbir şey yazmadan ciro işlemleri yapıldıysa bu temlik cirosudur. Yani senet üzerine yazılan meblağın mülkiyetinin geçirilmesi amaçlanır. Rehin cirosu yapılıyorsa bu belirtilmelidir. Rehin cirosuyla devralan kişi ancak tahsil cirosuyla devredilebilir. Tahsil cirosu da mutlaka belirtilerek yapılır. Tahsil cirosuyla devralan da ancak tahsil cirosuyla devredebilir.

İnançlı ciro mümkündür –>Tahsil cirosu olduğu yazmıyor ancak taraflar bunu biliyor.

Vadeden önce ciro / vadeden sonra ciro

Vadenin geçmesinden sonra yapılan ciro da cirodur yani vadeden önceki ciro hükmündedir. Ödememe protestosu çekildikten veya bu protestonun çekilmesi için belirli olan sürenin geçmesinden sonra yapılan ciro türüne göre (temlik, tahsil, rehin) işlevini yerine getirmesine, zinciri oluşturmasına, hamili teşhis ettirmesine rağmen tedavül güvenliğinden yararlanamaz. Çünkü protesto düzenlendikten veya düzenlenmesi için verilen süre (2 iş günü) geçtikten sonra yapılan ciro artık alacağın temliki hükmündedir. Hatırlayalım ki vadede ödeme gerçekleşmediği zaman vadeyi takiben 2 iş günü içinde ödememe protestosu düzenlenmelidir. Aksi takdirde sorumlulara rücu imkanları kaybolur.

Poliçede protesto süreleri ve şartları

T.T.K. MADDE 714 (1) Kabul etmemenin veya ödememenin, kabul etmeme veya ödememe protestosu denilen resmî bir belge ile belirlenmesi zorunludur.

(2) Kabul etmeme protestosunun, kabule arz için belirli olan süre içinde çekilmesi gerekir. 694 üncü maddenin birinci fıkrasında gösterilen hâlde poliçenin ilk arzı vadenin son gününde olmuşsa, protesto o günün ertesi günü de çekilebilir.

(3) Belirli bir günde veya düzenlenme gününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şartını içeren bir poliçeden dolayı çekilecek ödememe protestosunun, ödeme gününü izleyen iki iş günü içinde çekilmesi zorunludur. Görüldüğünde ödenmesi şart olan bir poliçeden dolayı çekilecek ödememe protestosu, ikinci fıkrada kabul etmeme protestosu için gösterilen süreler içinde çekilir.

(4) Kabul etmeme protestosu çekilmiş olması hâlinde ödeme için poliçeyi ibraz etmeye gerek olmadığı gibi, ödememe protestosu çekmeye de ihtiyaç yoktur.

(5) Poliçeyi kabul etmiş olsun olmasın muhatap, ödemelerini tatil etmiş veya aleyhindeki herhangi bir icra takibi semeresiz kalmış ise, hamil başvurma haklarını ancak poliçenin ödenmesi için muhataba ibrazından ve protestonun çekilmesinden sonra kullanabilir.

(6) Poliçeyi kabul etmiş olsun olmasın, muhatap veya kabul için arz edilmesi menedilen bir poliçenin düzenleyeni iflas etmişse, iflas ilamının ibrazı, başvurma hakkının kullanılması için yeterlidir.

Ödememe protestosunun amacı –> Ödenmeyen poliçenin diğer senet borçlularından başvurma hakkını kullanmak suretiyle alacağı talep etmek .Başvurma hakkını kullanabilmek için ödememe protestosu çekilir.

Vadeden sonraki ciro

T.T.K. MADDE 690 (1) Vadenin geçmesinden sonra yapılan ciro, vadeden önce yapılan bir cironun hükümlerini doğurur; ancak, ödenmeme protestosundan veya bu protestonun düzenlenmesi için öngörülmüş sürenin geçmesinden sonra yapılan ciro, sadece alacağın temliki hükümlerini doğurur.

(2) Aksi sabit oluncaya kadar tarihsiz bir ciro protestonun düzenlenmesi için öngörülen sürenin geçmesinden önce yapılmış sayılır.

Cironun alacağın temliki hükmünde olması demek aslında ciro olamaması demektir. Bütün defiler  nama yazılı senetmiş gibi hamile karşı yöneltilebilir. Protesto çekildikten veya süresi geçtikten sonra yapılan ciro, emre yazılı kıymetli evraka ilişkin defi sisteminden yararlanamayacağı gibi, bu ciro iyi niyetle iktisabın korunmasını da sağlamaz ve garanti fonksiyonundan haizdir. Yani artık nama yazılı senetmiş gibi özellik gösterir. Anlaşıldığı üzere kanuni bir şart bulunmamakla beraber ciro tarihi böyle durumlarda önem kazanır. Ciro işlemi tarih atılmasa da geçerlidir. Tarih yoksa vadeye kadar yapıldığı kabul edilir. Aksini iddia eden bunu ispatla yükümlüdür. Muhatap vadeden sonra ciro edildiğini ispatlarsa defi olarak bunu ileri sürebilir. Tarihli ciro almak daha güvenlidir.

Ciroda kişiler

Soyutluk ilkesi ciro lehtarın elinden çıktıktan sonra işlemeye başlar. Temel borç ilişkisi ortadan kalkmaz ancak görünmez olur. Hukuk sistemimizde kural olarak yenileme kabul edilmiyor. Kambiyo senedi düzenlenmesi yenileme olarak kabul edilmez. Yeni bir hukuki işlem ortaya çıkmamıştır. Yeni işlem yapmak isteyen bunu açıkça ifade etmelidir, irade beyanı olmalıdır. İlk ciro lehtar tarafından yapılır. Düzenleyen poliçeyi lehtara zilyetliğin geçirilmesi yoluyla verir. Orada ciro söz konusu değil. Temlik cirosuyla devralan kişi onu istediği ciro ile devredebilir. Tahsil veya rehin cirosuyla devralmış olan kişinin bu bakımdan hakları sınırlıdır.

Kanuni geçiş yolları –> Mirasla geçiş, eşlerin mal paylaşımı, ticaret ortaklıklarının birleşmesi vs.

Poliçe kabul etmiş olsun veya olmasın muhataba ciro edilebilir. Bu halde muhatap ciroyu esasen sonradan ödeyecek kişi olduğu için hak donar. Muhatap poliçeyi sonradan tekrar tedavüle çıkarabilir. Poliçe düzenleyene ciro edilebilir. Bu durumda senet hiç dolaşıma çıkmamış gibi olur. Düzenleyen senedi tekrar tedavüle çıkarırsa kendisi ciro silsilesi içinde bulunacak ancak rücu halinde kendisine başvurulduğu takdirde o da sırada kendinden önce gelen bir cirantaya rücu edemeyecektir.

  • Düzenleyen -> Lehtar -> C1 -> C2 -> Düzenleyen -> C3 -> C4 -> Hamil

Düzenleyen C1, C2 ve lehtara başvuru yoluna gidemez (Rücu edemez.)

  • Poliçe, poliçede herhangi bir şekilde borç altına girmiş birine de ciro edilebilir (Avalist, ciranta.)

Düzenleyen -> Lehtar -> C1 -> C2 -> C1  (Mükerrer ciro.)

C1 sonra tekrar ciro edebilir. (Buna tekrar ciro denir.) Tekrar ciro geçerlidir.

TEMLİK CİROSU

Devir yani temlik cirosu poliçeden doğan bütün hakları devreder.

Devir cirosunun temlik fonksiyonu

Poliçeden doğan bütün haklar devralana geçer. Senedi ciro ile devralan –kural olarak- cirantanın kimliğini araştırmakla yükümlüdür. Yani imza atan kişinin imzanın gerçek sahibi olup olmadığını araştırmalıdır. Ciro batıl fakat teslim geçerli ise durum ne olacak? Bazı yazarlar batıl ciroyu alacağın temliki olarak değerlendirme taraftarıdır. (Batıl kesin hükümsüz demek.) Fakat kesin hükümsüzlük imzaların geçerli olmamasından ileri geliyorsa alacağın temliki dahi söz konusu olmaz. Ciro kısmi olursa batıl, yani kesin hükümsüzdür.

Garanti cirosu -> Bankanın teminat verdiği kabul edilir. Geçerlidir. Banka bu şekilde elde ettiği poliçeyi başkasına devredebilir. Bu ciro zincirinde kopukluk olarak algılanmaz.

Teşhis fonksiyonu

Devir cirosunun ikinci işlevi tahsil ve rehin cirolarında da bulunan teşhis yani poliçenin meşru hamilini tanıma ve tanıtma işlevidir. Poliçeyi elinde bulunduran kimse, düzenli bir ciro silsilesi ile hak sahibi yani meşru hamil olduğunu ispat eder. Cironun sahtelik, ehliyetsizlik gibi herhangi bir sebeple bağlamazlığı ciro zincirini koparmaz. (İmzaların bağımsızlığı.)

Teminat fonksiyonu

Teminat işlevi

T.T.K MADDE 685 (1) Aksi şart edilmedikçe, ciranta poliçenin kabul edilmemesinden ve ödenmemesinden sorumludur.

(2) Ciranta, poliçenin tekrar ciro edilmesini yasak edebilir; bu hâlde, senet sonradan kendilerine ciro edilmiş olan kişilere karşı sorumlu olmaz.

Her ciranta kendisinden sonra gelenlere ve hamile karşı poliçenin kabul edilmemesi veya ödenmemesinden sorumludur. Her ciro imzası teminatın taahhüdüdür. Bu imza ile ciranta kendisinden sonra gelenlere cironun ödeneceğini veya kabul edileceğini garanti etmiş oluyor. Senedi ciro eden şahsa sorumluluk yüklenmiş olacağından cironun teminat fonksiyonu söz konusudur. Ancak cirantalara rücu edilebilmesi yani takip yapılabilmesi usulünce protesto düzenlenmesine bağlıdır.

Ciro yasağı -> Ciranta poliçenin tekrar ciro edilmesini yasaklayabilir. Yasağa rağmen poliçe başka kişilere ciro edilirse, ciranta söz konusu kişilere karşı sorumlu olmaz.

Nama yazılı pay senedinin teminat işlevi var mıdır? Pay senedi ortaklık hakkı içerdiğinden dolayı senette güvencesi verilecek bir taahhüt yoktur.

Tam ciro -> Lehine ciro yapılan kişinin adının belirtilmesi ile olur.

Beyaz ciro -> Sadece imzanın yeterli olduğu ciro.

Poliçeyi beyaz ciro ile devralmış olan kişinin yetkileri

1) Ciroyu kendi adına doldurabilir. Böylece ciro o andaki hamile yapılmış tam ciroya dönüşür. Bu senedi kendisi tam veya beyaz ciroyla tedavüle çıkarabilir.

2) Beyaz ciroyu başka birinin adını yazarak doldurabilir.

3) Poliçeyi yeniden bir beyaz ciro ile devredebilir.

4) Poliçeyi tam ciro ile devredebilir.

5) Poliçeyi olduğu gibi başka bir kişiye teslimle devreder. (Poliçe beyaz cirodan itibaren hamiline senetler gibi devredilebilir fakat hamiline senet haline gelmez. Sonuçta devralanın adı yazmıyor ciro silsilesinde. Bu da hamil hak sahibi demektir. Kalem verir gibi gidip başkasına verilebilir.)

TAHSİL CİROSU

Tahsil cirosu

T.T.K MADDE 688 (1) Ciro, “bedeli tahsil içindir”, “vekâleten” veya bedelin başkası adına kabul edileceğini belirten bir şerhi ya da sadece vekil etmeyi ifade eden bir kaydı içerirse, hamil, poliçeden doğan bütün hakları kullanabilir; fakat o poliçeyi ancak tahsil cirosu ile tekrar ciro edebilir.

(2) Poliçeden sorumlu olanlar, bu hâlde, ancak cirantaya karşı ileri sürebilecekleri def’ileri hamile karşı dermeyan edebilirler.

(3) Tahsil cirosunun içerdiği yetki, bu yetkiyi verenin ölümü ile sona ermeyeceği gibi, onun medenî hakları kullanma ehliyetini kaybetmesiyle de ortadan kalkmaz.

Tahsil cirosunda ciranta devralana senetten doğan bütün hakları devretmiyor, ciro edilene sadece kendi adına poliçe bedelini talep ve ödemeyi kabul yetkisi veriyor. Ciro edilen bedelin tahsili konusunda cirantanın temsilcisi yani vekili oluyor.

Örtülü tahsil cirosu yapılması mümkündür. Kanunda hüküm olmamakla beraber öğretide fidüsyer yani inançlı işlemin cirolarda kabul edilebileceği söylenmektedir. İnançlı tahsil cirosu, örtülü tahsil cirosu demektir. İnançlı işlem poliçenin görünürde devir ama esasta tahsil cirosu ile devredilmesi şeklinde olur.

İnançlı tahsil cirosu çeşitleri:

1) Mülkiyetin cirantaya geçmediği tahsil cirosu.

2) Mülkiyetin cirantaya geçmediği tam inançlı tahsil cirosu.

Mülkiyetin cirantaya geçmediği örtülü tahsil cirosuyla poliçeyi devralan temlik cirosuyla devredemez ancak mülkiyetin cirantaya devredildiği tam inançlı tahsil cirosuyla poliçeyi devralan tem tahsil hem temlikle devredebilir.

Ciro edilen (hamil), cirantanın vekili /temsilcisi olduğundan, muhatap, cirantaya karşı haiz olduğu defileri tahsil cirosu ile senedi devralana karşı da kullanabilir. Muhatap, ciro edilenin şahsına karşı haiz olduğu defileri ileri süremez. (Kişisel defiler.)

Tahsil cirosu ile verilen yetki cirantanın ölümü ya da medeni hakları kullanma ehliyetini kaybetmesiyle ortadan kalkmaz. Poliçeyi tahsil cirosu ile devralmış olan kişinin kendi cirantasına karşı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip hakkı yoktur.

Tahsil cirosu beyaz ciroyla yapılabilir mi? Tartışmalıdır. Bir görüş tahsil cirosu da beyaz ciroyla yapılabilir şeklindedir. Aksi görüşler de mevcuttur buna göre tahsil cirosu vekalet ilişkisi olduğundan tam ciro şeklinde yapılmasının daha doğru olduğudur.

REHİN CİROSU

Rehin cirosu

T.T.K. MADDE 689 (1) Ciro, “bedeli teminattır”, “bedeli rehindir” ibaresini veya rehnetmeyi belirten diğer herhangi bir kaydı içerirse, hamil, poliçeden doğan bütün hakları kullanabilir; fakat kendisi tarafından yapılan bir ciro ancak tahsil cirosu hükmündedir.

(2) Poliçeden sorumlu olanlar, kendileriyle ciranta arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri hamile karşı ileri süremezler; meğerki, hamil poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.

Özellikli bir cirodur. “Bedeli teminattır, bedeli rehindir.” gibi ifadelerin kullanılması gerekir. Hamil poliçeden doğan bütün hakları kullanabilir ancak sadece tahsil cirosu yapabilir. Rehin cirosunda amaç poliçenin içerdiği hakları ciro edilen kişiye rehin etmektir. Rehin cirosu bonoda da geçerlidir ancak çekte yasaktır. İçerdiği hak rehnedilebilen ve ciro ile devredilebilen diğer kıymetli evraklarda da rehin cirosu yapılabilir.

Poliçeyi rehin cirosu ile devralmış olan kişi poliçeyi ciro etmek isterse sadece tahsil veya rehin cirosu yapabilir. İnançlı rehin cirosu (dış ilişkide normal devir cirosu şeklinde ama aslında iç ilişkide taraflar poliçeyi rehnetmek için anlaşıyor) yapılabilir. Rehin cirosu beyaz ciroyla yapılabilir.

Rehin cirosunda poliçeyi devralan tahsil cirosunda olduğunun aksine cirantanın temsilcisi değildir. Senetten doğan hakları kendi adına kullanır. Senet borçlularına karşı kendi adına takip ve haciz yapabilir.

Poliçenin vadesi alacağın vadesinden önce geliyorsa -> Böyle bir durumda rehin alacaklısı (ciro edilen) zaten hamil durumundadır ve senedin içerdiği para tutarını alabilir. Çünkü kendisi poliçeden doğan bütün hakları kullanabilir.

Alacağın vadesi gelmediğine göre temin edilen bedeli hamil (rehin alacaklısı) ne yapacak ?

Rehin hükümlerini uygularsak, hamilin bu parayı kullanmaması, tevdi ederek alacağın vadesinin gelmesini beklemesi ve vadede alacağını alamazsa o zaman rehin cirosu sonucu elde edilmiş olan meblağa başvurması gerekir. Lex Commisisoria yasağı kuralı alacaklının, borçlunun sıkışık durumundan yararlanarak, rehin edilen şeyin haksız bir surette kendisine mal etmesini önler.

Senetteki meblağ alacağın tutarından fazla ise ve muhatap bu fark için defi ileri sürerse ne olur ?

Bu defi kabul edildiği takdirde hamil ödenen kısmı alır ve kalan için ödememe protestosu çekip senedi cirantaya teslim eder. Yani rehin alacaklısı olan hamil alacağını alır ve ödenmeyen kısım için protesto çeker. Alacağın kalan kısmını tahsil etmesi için senedi cirantaya verir.

Poliçenin vadesi alacağın vadesinden sonra geliyorsa ne olacak ?

T.T.K MADDE 713 (1) Vadede poliçe ödenmemişse hamil, cirantalara, düzenleyene ve poliçe dolayısıyla taahhüt altına girmiş olan diğer kişilere başvurabilir.

(2) Hamil;

a) Kabulden tamamen veya kısmen kaçınılmış,

b) Poliçeyi kabul etmiş olsun olmasın, muhatap iflas etmiş veya bir ilamla ispatlanmamış olsa da sadece ödemelerini tatil etmiş veya aleyhindeki herhangi bir icra takibi semeresiz kalmış veya

c) Kabul için arz edilmesi menedilen bir poliçenin düzenleyeni iflas etmiş olursa vadenin gelmesinden önce de aynı başvurma hakkını haizdir.

Muhatap kabul etmek zorunda değil, hamil zorlayamaz veya kısmen kabul edebilir. Hamil hemen protesto çeker. Muhatap iflas etmişse kabul etmemiş bile olsa hamil vadeye kadar beklemek zorunda değil. Mağdurun iflası halinde hamil başvurmak için protesto çekmek zorunda değil.

Rehin cirosunun teminat işlevi

Rehin cirosunun teminat işlevi olup olmadığı tartışmalıdır. İki görüş vardır.

Birinci görüş: Ciranta, poliçeyi ciro edilen kişiye karşı olan bir borcunu teminat maksadıyla rehin cirosuyla devretmiştir. Bu bakımdan poliçenin kabul ve ödenmesini de taahhüt etmiş olması gerekir. Sorumsuzluk şartı koyamaz rehin cirosu yapan kişi. (Yani teminat fonksiyonu olmalıdır.)

İkinci görüş: Rehin cirosunda, ciro edene, ciro edilene karşı senet dolayısıyla bir sorumluluk yüklenmez bu yüzden rehin cirosunun teminat fonksiyonu yoktur. Yargıtay da bu görüştedir.

Yargıtay kararları:

1) Bir poliçeyi ya da bonoyu rehin cirosuyla devralan kişinin, rehin cirosu ile devreden kişiyi kambiyo senedine dayanarak takip etme yetkisi yoktur.

2) Rehin cirosunda rehin alacaklısının rehin bedelini poliçe borçlusundan tahsil etmesi nasıl rehin hukuku anlamında bir çeşit rehinin paraya çevrilmesi ise poliçe bedelini borçludan alamadığı takdirde, rehin alacaklısının rehin borçlusuna müracaatı da yine poliçe hukuku anlamında bir paraya çevirme işlemidir. Yani Yargıtay kararı diyor ki rehin alacaklısı alacağının ödenmemesi halinde rehin konusu şeyin mülkiyetine sahip bulunan rehin borçlusunu takip edip rehin konusu şeyi paraya çevirebilir.

Rehin cirosu ile senedin mülkiyeti rehin alana geçmiyor. Mülkiyet ciro eden şahısta kalıyor.

T.M.K. m. 689 uyarınca poliçeyi rehin cirosu ile devralan kişi yani hamil senetten doğan bütün hakları kullanabilir ancak rehin amacıyla sınırlıdır. Hamil yani rehin alacaklısı senedi icraya koyup takip yapabilir ancak bunun için rehin alacaklısı zilyet olmalıdır. Rehin alacaklısı senedi rehin cirosu ile devreden esas alacaklıya iade etmişse takip yapamaz.

Rehin alacaklısının yapamayacağı işlemler, amacı rehin olmayan işlemlerdir. Örneğin ibra, feragat, sulh, vadenin değiştirilmesi.


yazar:

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir